Bugün İletişim Becerileri isimli seçmeli bir dersimiz vardı. İletişim her zaman ilgimi çeken bir konu olduğu için seçmiştim açıkçası. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında ihtisas yapmış bir hoca giriyor derse anladığım kadarıyla.
5-6 dakikalık bir gecikmeyle sınıfa girdiğimde sınıfın epey kalabalık olduğunu ve hatta bana oturacak sandalye kalmadığını fark etmem uzun sürmedi. Hemen gidip başka bir sınıftan sandalye kapıp oturdum yerime. Sınıfa girdiğimde iletişim karmaşasının ortasındaydım resmen.
Herkes kendi arasında konuşuyor, hoca kendince bir şeyler anlatmaya çalışıyor, yer yer sorular soruyor, cevap veren olmuyor vs. Kendi tecrübelerinizden bir şeyler paylaşın, derslerde ne tür sorunlar yaşıyorsunuz gibi bir şeyler söylüyor, derse katılımın olmasını istiyor. Bir arkadaşımız “sanırım biraz daha deneyim kazandığımızda olacak” diyor. Haklı. Henüz staja başlamamışız, henüz gerçek bir okul ortamında eğitimci sıfatıyla bulunmamışız. Tabii burada hemen belirteyim, Bilgisayar Kulübünde 3 yıldır verdiğim eğitimlerde ve başka platformlarda yaptığım sunumlarda az çok tecrübeli olmama rağmen atlamadım olaya hemen. Hocayla karşılıklı sohbet ortamı olmasın dedim, herkesin ortak bir paydada buluşması açısından ilgi çekebilecek bir konu önerdim.
El kaldırıp direk söze girdim. Günlük hayattan örnekler olursa, özellikle ikili ilişkiler ile ilgili şeyler olursa dersin daha ilgi çekici olabileceğini, katılımın istenilen düzeyde olabileceğini söylemeye çalıştım dilim döndüğünce. Zira bizim yaş grubumuz (18-27 yaş arası) ikili ilişkiler konusuna her zaman merakla ve ilgiyle yaklaşırlar. Gollük pas verdim yani resmen
Hatta liselerde bile bu ata oynarsanız aralarda, sunumlarınız daha ilgi çekici olabilir bu da ufak bir ipucu olsun sunum yaparken
Belki konuya yanlış girmiş olabilirim, zira konuya direk ikili ilişkilerdeki yanlış anlaşılmalar, manipülasyonlar ile girdim
Ama somut bir şey ile girebilirsem havada kalmaz diye düşündüm. Çünkü “ikili ilişkiler” deyip çekilseydim olayın neresinden girip neresinden çıkılacaktı belli olmazdı.
Tabii iş manipülasyona girince bir arkadaşımız (erkek) hemen “kadınlar çok yapıyor bunu” dedi
Aklımdan geçmedi değil tabii, hatta ağzımdan aldı ve beni büyük bir yükten kurtardı açıkçası. Zira böyle bir şey söyleyip okları üzerime çekmek gibi bir niyetim yoktu
Akabinde bir başka kız arkadaşımız da hak verdi
Ben kız olmama rağmen kız arkadaşlarımla diyalog kurarken karşılaşıyorum bununla vs. dedi. Konu dallanıp budaklanmaya doğru gidiyordu. Başka bir arkadaş (erkek) kızların “doğrudan” değil de “ima” yolu ile iletişim kurmayı alışkanlık haline getirdiklerinden bahsetti, erkeklerinse doğrudan iletişim kurduklarını söyledi. Sonra bir önceki erkek arkadaş da “her şeyden bir anlam çıkarmaya meyilliler” minvalinde bir şeyler söyledi.
Konu güzelce dallanıp budaklanırken hoca “kız-erkek” gibi bir ayrımın toplumsal roller bazında değerlendirilebileceğini ancak iletişimde olaya “birey” olarak bakıp, özel bir şekilde değerlendirmemiz gerektiğini söyledi. Sadece benim yaşadığım bir olaymışçasına “arkadaşınızın deneyimlerine benzer şeyler yaşadınız mı?” gibi bir soru sordu. Bir çok arkadaş da “kim yaşamamıştır ki” dedi. [İşte al sana derse katılım
10 dk önce bir soruya cevap bile gelmiyordu ] Hoca ikili ilişkilerdeki bu duruma epey şaşırdı ve çok kötü bir tablo çizdiğimizi söyleyip bizim için üzüldüğünü belirtti
Hocamız iletişimin kişilikten bağımsız olamayacağını söyledi bir ara. Ve sanırım o noktadan sonra iletişim konusuna “birey”sel yaklaşımının çok da tutarlı olmadığını belli etti ve çelişti kendisiyle. Kişiliği oluşturan etmenler arasında toplumsal roller de vardır. Ve toplumun “erkek-kadın” olarak ayrı roller biçtiği bir ortamda iletişimin bu paydada da değerlendirilebileceğini gözden kaçırıyor kanaatimce. Yani sadece katılım olması açısından değil, iletişimde ayrı bir bölüm olarak “kız-erkek” ilişkileri irdelenebilir diye düşünüyorum.
Tabii ki genellemeler olacaktır, belki de olmalıdır bilemiyorum. Ama her zaman bu böyledir de diyemeyiz diye düşünüyorum. Erkekler şöyledir, Kadınlar böyledir demek haksızlık tabii ki. Ama iletişimin dinamikleri içerisinde toplumsal rollerin de değerlendirilmesi gerektiği aşikar. İletişimde aşırıya kaçılamıyor mesela erkek egemen toplumlarda. Kadınların kahkaha atmalarının garip karşılandığı yerler var mesela. Küçük bir örnek verdim şuan.
Neyse demem o ki, ders iletişimse, konu iletişimse, kadın-erkek ilişkilerine değinilmeli bence, olmazsa olmaz yani benim için.
Eğer bu konu ilginizi çektiyse lütfen yorumlarınızı esirgemeyin. Bu yazı ilgi görürse bu konuyla ilgili edindiğim bilgileri sizlerle paylaşacağım. Yani erkek neyi niçin yapar veya kadın neyi niçin yapar gibi örnekler. İletişim için önemli ipuçları
Şimdilik bu kadar, hoşça kalın
Popularity: 14%
Arama terimleri:
- iletişim (34)
- iletişim becerileri ders notları (10)
- iletişim becerileri dersi (10)
- iletişim dersleri (9)
- iletişim dersi sınav soruları (6)
- toplumsal etmenler (5)
- EĞİTİM BECERİLERİ (3)
- resim dersinde davetiye modelleri (2)
- proaktiflik (2)
- rehberlik dersi (2)
- iletişim becerileri dersi sınav soruları (2)
- iletişim becerileri kurabilmek (2)
- toplum ve kadın (2)
- kızlarla iletişim kurma (2)
- iletişim dersi (2)
- iletişimde manipülasyon nedir (2)
- SINIFTA İLETİŞİMDE (2)
- ders sunumu (2)
- communication (2)
- sosyal dersi toplum ile ilgili resimler (1)
- kızla iletişim kurmak bölüm 1 (1)
- kadınların diyalog kurma becerileri (1)
- kadınlarda iletişim becerileri (1)
- kadin ve manipülasyon (1)
- üniversite iletişim dersi soruları ve cevapları (1)

çakalus seni
bu güzel yazı için teşekkür ederim, cümlelerini okurken, altıncı his filmini ikinci kez izler gibi hissettim kendimi.
hocam diye söze başlayıp; "derslerde öğrenci rolumuz üstümüzdeyken kimse bilse bile konuşmak istemiyor, nedir bu iletişimi tıkayan şey? kursta, derste, sunumda, çevrim(p)içi iletişim ortamlarındaki en büyük tıkaç nedir, neden böyledir? acaba insanların iletişme becerilerinde mi sıkıntı var, yoksa olumlanmayan mevzular, kırılan şevkler, saklanan pekiştirmeler mi bahis konusudur? göz kontağı mıdır yoksa eksik olan gönül kontağı mı, hani samimiyet ve inandırıcılık eksenindeki kayma mıdır iletişen kişiler arasında?
niçun ha bayım niçun eş-dost-arkadaş sohbetinde şakırken sınıf içinde fikrini düşüncesini beyan etmede tereddüte düşüyor vatandaş?
bugün kendi sınıfımı anlayabilirsem, yarın öğrencilerimi de anlamam kolay olur diyerekten bu suali size sunuyorum" diyerekten şey edeymişsin, dersle bağlantısı zayıf olan 40 küsür kişinin tamamen kopmasına sebep olabilirmişmiş.
aslında bahsettiğin konuyla ilgili de bir yazı yazacağım, aylardır kafamda
1-2 kıvılcım gerekiyor bazen sınıfı ateşlemek için, aynı şeyleri düşünüyoruz
[ikizler?
] eksik olan şey belki de gönül kontağıdır
hatta yemin ederim buna benzer bir soru düşünüyordum hoca "kendi tecrübelerinizden bir şeyler paylaşın" dediğinde
ama tabii genele hitap etmek için böyle bi giriş yapasım gelmemişti o an, belki girilseydi farklı olabilirdi. Çok önemli bir konu aslında, derse katılım her iki taraf için (hoca ve öğrenciler) çok çok faydalı, değerli katkıların ve yorumun için teşekkürler
Biz bu ders açılmadığında baya üzülmüştük. Geçen yıl açılsaydı Bünyamin Hoca girecekti. Bu yıl sizin için nasıl geçecek bu ders merak ediyorum gerçekten.
Dersinizde kız-erkek ilişkilerine değinilebilir, kişilerin sınıf içerisinde kendisini ifade edemeyişine değinilebilir bunlar ayrı bir mevzu ama bence asıl bahsedilmesi gereken, kişilerin iletişimSİZliği.
Birisi A demek isterken, karşısındaki neden B olarak algılıyor?? Neden kişiler her cümlenin altında bir ima arıyor? Tanımadığımız birisine bir yol tarifi yapılırken bile kişi uzaklaştıktan sonra, kaşından gözünden neden başka anlamlar çıkarılıyor? Nihayetinde tüm tartışmalar ve kırgınlıklar da bu yanlış anlama ve ima çıkarımlarından kaynaklanmıyor mu?
Ardından muhabbet aynen şöyle: "Ama ben öyle demek istememiştim kiii, sen öyle mi anladın :S", "Ama madem o şekilde düşündün söyleseydin yaa.. ", "Kendimi ifade edemiyorum, olaya bak herkes yanlış anlıyor…".. vs. vs.
Ardından her iletişim kurma çabasında hemen ön yargıyla cevaplar yapıştırılır. Hemen savunma mekanizması çalıştırılır. Çooook önemli iletişim çok…
evet bahsettiğin gibi çok derin bir konu
çoook şey var tabii ki anlatılacak, zaman da var tüm bunlar için. bakalım inşallah verimli olur
bahsettiğin tür "ben böyle söyledim sen böyle mi anladın" durumu sanırım kişilerin öğrenme şemaları ve kavram haritalarının farklılığı ile ilgili. başka faktörler de vardır muhakkak. yorumun ve katkın için teşekkürler
Kadınların ima ile sorunları çözme çalışmalarını acizlik olarak değerlendiriyorum.İma karşımızdaki kişinin kalbini kırmamak için kullanılabilir bir yöntem olabilir ama kantarın topuzunu iyi ayarlamak gerekir.İletişim ima üzerinden sürdürülürse içinden çıkılmaz can sıkıcı bir hal alıyor.
"İletişim becerileri" dersi bizde de açılmadı nedense. Ama girdiğin konu güzel bir konu; sosyal sanatlar, manipülasyon, tepkisiz proaktiflik, estetik ve çekicilik falan sürer gider.
O değil de hocanız taktik teknik veriyo mu