İçeriği atlamak için "Enter"'a basın

Forumların Öğrenmeye Etkisi

“…zaten programlama dillerinin bir öğretmen vasıtasıyla öğretilmesinin pek de doğru olduğunu düşünmüyorum…” demiştim bir yazımda(http://blog.efedincer.com/hayat/okul-gunlugum/sinavlar-bitti/). Buna daha sonra detaylı olarak değineceğim çünkü uzun bir konu demiştim. Birazcık açmak istiyorum bu düşüncemi. Öğretmen vasıtasıyla öğretilmesi uygun olmaz çünkü programlama dilleri biraz algoritmik düşünebilmeyi gerektirir ve herkesin kendi hızında öğrenebileceği bir şeydir. 50 kişilik bir sınıfta çok basit olabilecek bir şeyi (for döngüsü mesela) saatlerce anlatabilirsiniz ancak 50 kişi içinden eminim en az 10 kişi ilk anlatışta bunu anlayacaktır ve tekrar tekrar anlatımlardan sıkılacaktır vs. Bu yüzden herkesin kendi hızında öğrenebileceği ortamlarda öğrenmesi gerekir bu tarz şeyleri. Mesela bir programlama kitabı alır onu doğrusal bir şekilde baştan sona, örnekleri çözerek okursa öğrenci eminim çok daha faydalı olacaktır. Hem öğrenci kendi hızında öğrendiği için kendisine kolay gelen konuları hemen geçebilecek, zor konuları daha çok örnek çözerek anlayana kadar uğraşacak (kendi öğrenme sürecini kendisi düzenliyor). Bilgisayar üzerinde de uygulama yaparak bu daha pekişecektir. Forumların da eğitimde nasıl kullanıldığına burada değinebilirim. Kendi kendinize öğrenmek istediğiniz bu programlama dilinde anlamadığınız bir kısmı programlama sitelerindeki bir forumda konu olarak açtığınızda konuyla ilgili bilgili birisinden yardım alacaksınız. Bu müthiş bir şey aslında. Tanımadığınız insanlar ile işbirliğine dayalı eğitim gerçekleştiriyorsunuz. Aslında hemen burada da bir konuya değineyim: bu iş uzun zamandır yapılan bir şeydi. Forumlar, pdf’ler, videolar vesaire… İnsanlar öğrenmek istiyor, bilen insanlar da paylaşmak istiyor. Bu şekilde bir arz-talep durumuna göre de forum siteleri, programlama eğitim videoları ortaya çıkıyor. Eğitim Bilimi de teknolojiye önem verdikten sonra forumlara, bloglara ve bu tarz yeni teknolojilere eğitim gözlüğü ile bakıp araştırmaya başlıyor. Yani kısacası aslında bu zaten yapılıyordu.  Forumlar eğitimde nasıl daha iyi kullanılabilir demeye gerek yok yani. Bu yıllardır yapılıyor ve insanlar zorlandığı yerlerde eksik olan şeyin giderilmesini talep ediyor ve buna göre kendini geliştiriyor sistem. İnsanlar burada kendi kendilerine sorunu çözebiliyorlar. Mesela öğrenme içerisinde öğrenmeyi zorlaştıran bir etki olsun. Örneğin forum üzerindeki konulara video veya resim eklenemiyor olsun. Bunun forum kullanıcıları tarafından sürekli dile getirildiğini sonrasında da site admini tarafından düzeltildiğini düşünelim. Bu durumda sorun hemen çözüldü. Yani demek istediğim internet tabanlı öğrenmelerde özellikle bir eğitimcinin burada şu eksik burada bu yok demesi çok da önemli değil. Tabi ki bu söylediklerim sadece programlama dilleri gibi sadece bilgisayar ile ilgili şeyler için geçerli. İlköğretim veya Lise dersleri için eğitim bilimlerinden ve eğitim teknolojileri biliminin birikimlerinden mutlaka yararlanmak gerekiyor :) Aslında bilgisayar ile ilgili örnekler çok güzel. İnsanların forumlar sayesinde kendi öğrenmelerini düzenlemeleri, araştırıp bulmaları, işbirliği yapmaları takdir edilesi bir durum. Bilgisayar ile ilgili bir sorun olduğunda bunu google’da arattırdığınızda çok yüksek ihtimal bir forum sayfası karşınıza çıkacak, orada sorunun çözümü resimli bir anlatımla anlatılmış olacak belki. Çözümde anlamadığınız kısımları yine oraya yazarak yardım olabileceksiniz… Şimdi konuyu buradan şuraya bağlamak istiyorum aslında forumlar kendi kendine öğrenme alanlarıdır. Dolayısıyla forum kültürünün öğrenciye aşılanması gerekir. Forum kültürü olmadan öğrencilerin Öğrenme Yönetim Sistemlerine adapte olmaları zaman alacaktır. Hatta biraz daha temele inelim, öğrencilerin bir siteye nasıl üye olacakları öğretilmeli. Aslında tabi ki bunları kendi kendine de öğrenebilir. Kimse doğuştan bilmiyor bunları sonuçta :) Ama kendi kendine öğrenmesi zaman alabilir veya bazı şeyleri yanlış anlayıp yanlış öğrenebilir. Bilgisayarda kendi kendine öğrenme kısmında çıkabilecek en büyük sorun budur. Yani kişi gerçekten doğru öğrendiğini sandığı bir şeyin aslında yanlış olduğunu bilmeyebilir. Çok farklı örnekler verilebilir buna ancak çok küçük bir örnek verip konuyu kapatayım: Hard diskinde yer kalmadığını gören bir öğrencimiz olsun. İşine yaramayan dosyaları silmek için sağ tıklayıp sil komutunu fare ile vererek o dosyayı gerçekten sildiğini düşündüğünü(veya bu şekilde öğrendiğini) varsayalım. Bu öğrenmeyi de kendi kendine gerçekleştirmiş olsun. Ancak ne kadar dosya silerse silsin hard diskinde yer açılmadığını görüyor. Dolayısıyla öğrendiği şeyde bir eksik olduğunu görüyor. O ana kadar bunun farkına varmadan tüm silme işlemlerini sadece geri dönüşüm kutusuna atarak yapmış. Hatta ileri gidip başkalarına da bu şekilde öğretmiş. Çok da büyük bir olay değildi bu örnekteki farkındayım ancak anlatmak istediğim kendi kendine öğrenirken gerçekten tüm detaylarıyla öğrenemiyoruz, dolayısıyla yanlış ve/veya eksik öğrenebiliyoruz. Bunun dışında risk yok. Yaşam boyu öğrenme, kendi hızında öğrenme ve benzeri alışkanlıklar kazanıyoruz.

Facebook’un Getirdikleri
Aslında facebook sayesinde birçok insan hayatında ilk defa bir siteye üye oldu :) Ciddi anlamda internet konusunda çok bilgili olmayan büyük bir çoğunluk var. Google’a “facebook’a nasıl üye olunur” yazanlara denk gelmişsinizdir analytics raporlarında (ben çok denk geldim). Facebook bu bağlamda insanlara bir şeyler öğretti. Tartışma panolarında konuların açılması, tartışmaların yapılması, duvardan duvara paylaşımlar, gruplara üye olma vs. İnsanların aslında bu becerilerini geliştirdi istemeden. Dolayısıyla eğitim camiası da “madem bu kadar popüler bir web ortamı var bunu nasıl eğitim amaçlı kullanabiliriz?” diye düşünmeye ve araştırmaya başladı. Burada kilit noktalardan birisi teknolojiye ayak uydurabilen öğretmenlerin yetiştirilmesi. Çünkü teknolojiye yabancı bir öğretmene sunduğunuz öğretim programı, o öğretmen tarafından anlaşılmadıktan sonra çok da verimli bir süreç olmayacaktır. Öğretmen teknolojiyle içli dışlıysa zaten kendi kendine öğretimi teknolojiyle harmanlayacaktır. Örnek verelim. Teknolojiyle çok içli dışlı bir Felsefe öğretmenimiz olsun. Kendi dersi için özel bir FriendFeed hesabı olsun ve dersine giren tüm öğrenciler de bu öğretmenin FF hesabına abone olsunlar. Öğrencilere ders sonunda bir araştırma/okuma ödevi versin. Sonra da “akşam bu konuyla ilgili bir tartışma feed’i açacağım oraya katılmanızı istiyorum” desin. Sonrasını düşünmek çok da zor değil. Tüm fikirler alt alta tartışılacak, konuyla ilgili bir öğrenci bilmediği bir yeri başka bir öğrencinin yorumunu okuyarak öğrenecek. Hem işbirliği var hem kendi hızında öğrenme var. FriendFeed olmasın, Facebook olsun. Çok değişen bir şey olmaz. Ancak insanların facebook’a üye olma amaçları eğitim olmadığı için bu süreç biraz daha farklı işleyebilir. İnsanların yönelimlerini de değerlendirmek bu bağlamda önemli olacaktır.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir